Yüzde yüz bitkisel ve doğal bir ürün olan biber hapı, Meksikalıların çok uzun yıllardır kilolarını koruması ve sağlıklı olması için başvurduğu güvenilir bir zayıflama kaynağıdır. Ülkemizde olduğu gibi dünyanın her bölgesinde pek çok kişi tarafından ve özellikle ünlüler tarafından tercih edilmektedir.

Aylık 4- 12 arasında kilo verilmesine olanak kılan biber hapı metabolizmanın hızı arttırarak yağların yakılmasını kolaylaştırır. İnsanların birbirlerinden farklı ve dolayısıyla metabolizmik hızlarının da farklı olduğunu göz önünde bulundurarak, biber hapının 1 hafta ile 1 ay süre içinde etkisini göstermeye başladığı ve kullananların daha zayıf, daha enerjik ve daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Biber hapı herkes tarafından kullanılabilecek tamamen güvenilir bir üründür. Metabolizma hızının yüzde 50 oranında artmasını sağlayan özel enzimler içerir. Kaybedilen kiloların tekrar alınmasını engelleyen biber hapı, uzun süre devam eden bir tokluk hissi sağlayarak aşırı yeme isteğinin önüne geçer. Katı ve lezzetsiz diyetler, aç kalma, yorucu ölçüde spor yapma gibi zorluklara gerek olmadan sağlıklı ve zahmetsiz bir şekilde kilo verilmesini sağlar.


Bronşial astım nedeni henüz tam olarak anlaşılamayan hava yolu iltihabı, bronşların fazla aktif olması ve tekrarlayabilen nefes yolu tıkanıkları ile belirgin bir hastalıktır.

Dünyada 250 milyon, ülkemizde ise 4 milyon astım hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Astıma neden olan risk faktörleri kişisel faktörler ve çevresel faktörler olarak iki grupta toplanmaktadır. Genel olarak kişisel faktörler başta genetik yatkınlık, hastalığın gelişmesi üzerinde etkili olurken çevresel faktörler şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açarlar. Alerjik bünye ve nefes yolunun duyarlılığı genellikle görülen bir etkendir. Bireyin cinsiyeti ve kilosu astımı etkiler. Alerjik maddeler, solunum sistemi enfeksiyonları, hava kirliliği, sigara dumanı, mesleki ortamın sağlıksızlığı ve yetersiz beslenme diğer etkenleri oluşturmaktadır.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, her yıl beş yaşını tamamlayamadan ölen on milyondan fazla çocuğun neredeyse tamamı düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde; büyük bir bölümü mevcut girişimlerle önlenebilecek birkaç nedenden dolayı yaşamını kaybetmektedir.

Bu nedenler; erken doğum, doğumda nabzın durması ve mikrop ve bakterilerin oluşturduğu enfeksiyonlar olan ve yenidoğan sorunları olarak gruplanan sorunlar, alt solunum yolu iltihabı ve devamlılığı, ishal, sıtma, kızamık, aids hastalığına neden olan HIV virüsü kapma olarak sıralanır.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Ev tozu akarları 0.2-0.3mm boyutunda saydam, gözleri görmeyen, 8 kancalı haşerelerdir. Ev akarlarının anabesini ölü deri parçalarıdır. Bu tür canlılar için nemli ve sıcak ortamlar uygun çoğalma alanlarıdır. yüzde 55 nem, 23 derece ısı ve karanlıkta çok uygun şekilde yaşarlar.

Akarlar 2 ana grup altında toplanabilir;

Ev tozu ve depo akarları. Ev tozu akarları D pte, D. far başta olmak üzere çok değişik türleri içerir. D pte türü akarlar nemli iklimlerde, D far türü kuru iklimli bölgelerde daha fazladır.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Graves hastalığı tiroid bezi, gözler ve cilt başta olmak üzere vücudun bir çok sistemini etkileyen nedeni tam olarak anlaşılamamış bağışıklık sistemi hastalığıdır. Graves hastalığı her yaşta görülebilmesine rağmen sıklıkla genç kadın hastalarda ortaya çıkar. Tiroid hormonu yüksekliğinin en önemli nedenidir ve en sık görülen nedenidir ve diğer adı toksik diffüz guatrdır. Hastalarda büyük ölçüde tiroid bezinin yayılmış halde büyüdüğü görülür.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Zihinsel gelişim büyük ölçüde hayatın ilk yıllarında, özellikle anne karnı ve doğumu izleyen beş yılda süratle gerçekleşmekte, gelişim ergenlik döneminin sonuna kadar sürmektedir. Zihin gelişimi beslenmeden ve daha bir çok faktörden etkilenmektedir. dengesiz ve gereğinden az beslenme, beynin yapısı ve çalışmasına etki eder, böylece öğrenme ve hafıza etkilenir. Gereği gibi beslenmemenin oluşturduğu hasar zihin gelişimini kalıcı çekilde etkileyebilmektedir.

Yazının devamını okumak için tıklayın …



Candiazis ilk defa 1849 yılında Wilkinson tarafından tanımlanmıştır. Kadınlarda sık görülen ve tekrarlayan bir enfeksiyondur.

Vajinal mantar oluşumunda bir çok neden vardır. Antibiyotik kullanımı, hamile olmak, tedavisi yapılmayan şeker hastalığı, adet dönemi, doğum kontrol hapı kullanımı, rahim içi araçlar, bağışıklığın baskılanması ya da ostrejen hormonu verilmesi, doğal olmayan malzemeden imal edilmiş sıkı ve nem tutan giysiler, parfümlü tuvalet kağıdı, hijyenik ped ya da tampon kullanımı, anemi ve tiroid hastalıkları, radyasyona maruz kalma, süreklilik gösteren rahim ağzı iltihabı, aşırı şişmanlık, çok eşlilik, sık cinsel birliktelik, yanlış tuvalet temizliği, strese maruz kalma, dengesiz ve karbınhidrat ağırlıklı beslenme, tümörler ve kanser, aids gibi bağışıklık sistemi hastalıkları, erken yaşta cinsel hayata başlama ve çok fazla işlenmiş şeker tüketimi mantar oluşmasının ana nedeni olabilir.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Allerjik hastalıkların gelişimi için risk faktörleri çok çeşitlidir. Bu risk faktörleri ailesel, bireysel ve çevresel olarak üçe ayrılır. Tıp uzun yıllar bu konuda araştırma yapmış ve devam edilmektedir. Alerjik hastalıkların gelişimi her ülke ve toplumda farklılık göstermekle birlikte genellikle aynı temellere dayanmaktadır.

Allerjik hastalık gelişiminde aileye ait risk faktörleri; genetik yapı, ailenin eğitim düzeyi ve çocuk sayısı, sosyoekonomik duruma bağlıdır.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Normal gelişim gösteren çocuklar ailelerinin sistemli olmayan çabalarıyla tuvalet kontrolünü kazanabilmektedir. Ancak gelişmesinde sorun olan çocuklar için bu kazanım ya gecikmekte ya da hiç gerçekleşmeyebilmektedir. Ebeveynlerin tuvalet kontrolü konusunda gösterdiği çabalar sonuçsuz kaldığında, bu başarısızlık çocukların sosyal ortamlardan ve okullarından mahrum kalmalarına neden olabilmektedir. Bu durum, ebeveynin öğretme zamanını artırmaktadır ya da ebeveynler olumsuz denemelerden sonra eğitimi sonlandırabilmekte ve birey sistemli tuvalet eğitimi almaması durumunda hayat boyu bez kullanmak zorunda kalabilmektedir.

Ebeveynlerin, pek çok gelişim alanında olduğu gibi, çocuklarına tuvalet eğitimi verme konusunda da sistemli yardım alma gereksinimleri ortaya çıkmaktadır. Tuvalet kontrolü gibi bir özbakım becerisinin çocuğun ebeveynleri tarafından, en çok zamanını geçirdiği, doğal pekiştireçlerle pekiştirildiği ortam olan ev ortamında kazandırılmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Çocuğa tuvalet kontrolünü ev ortamında kazandırmak için ise, ebeveynlere bu konuda hazırlanmış eve dayalı aile eğitimi programının sunulması gerekmektedir.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Vitiligo tedavisinde birçok seçenek olması nedeniyle hastalar, hastalıkları ve tedavi seçenekleri hakkında çok iyi bilgilendirilmelidir. Tüm hastalara vitiligonun sadece dış görüntü ile ilgili bir problem olduğu ve ciddi bir hastalık olmadığı iyice anlatılmalıdır. Ayrıca, düzenli olarak gün örtüleri kullanmanın, etkilenen alanların yanmasını engellemede önemli olduğu açıklanmalıdır.

Yazının devamını okumak için tıklayın …