Yiyecekler kısa veya uzun uyumamızı, uykumuzun kalitesini doğrudan etkileyen faktörlerdir. Sindirim sistemi geceleri yavaşlar ve yiyecekleri sindirmek için daha da zor çalışır. Enerjinin uykudayken kullanılması gereken en önemli yer kanın pompalanmasıdır. Uykudan önce çok fazla yemek yemiş olmak ya da az da olsa sinidirilmesi güç besinlerin tüketilmesi, enerjinin sindirime kanalize olmasına neden olur. Enerji sindirim sistemince emildiğinde kanın pompalanması nispeten yavaşlayarak uyku kalitesi düşer. Ağır yağlı ve özellikle doymuş yağ içeren besinler sağlıklı bir uykuyu bozar.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Aşırı Baskıcı ya da diğer adıyla otoriter çocuk yetiştirme davranışı kontrolün yüksek, çocuğu olduğu gibi kabullenme ve ona ilgi göstermenin düşük olduğu bir yetiştirme şeklidir. Çocuğa açıklanmadan koyulan ve mutlaka uyması gereken kurallar vardır. Çocuk anne – babanın istediği gibi şekillenmekte ve çocuğun kabullenici olması bir faziletmiş gibi değerlendirilmektedir.
Ebeveynler çocuğun bir birey olduğunu, düşünebildiğini görmezden gelir ve çocuğu karar alma ve kendini idare etme açısından yetersiz görür. Çocukla ilgili kararlar ona danışılmadan alınır ve danışmanın gerekliliği önemsenmez. Çocuk pek az hakka sahiptir, tanınan haklar ise ailenin sözünü dinlemesi, yaramazlık yapmaması gibi şartlarla verilir. Sevgi çocuk kurallara uyduğunda gösterilir ve istenilenin yapılması için bir araç olarak kullanılır.
Yazının devamını okumak için tıklayın …

Bebeklerde ek gıdaya geçiş yaşı annenin süt üretmesine, sütün kalitesine ve bebeğin besin ihtiyaçlarına bağlı olarak belirlenir. Teorik olarak doğduğu kilonun iki katına ulaşmış bir bebek ek gıdaya geçmeye hazırdır. Ek gıdaya geçişler en erken altıncı ayda önerilmektedir.
Ek gıdaya geçişte dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Her ek gıdaya tek başına başlanmalı ve deneme esnasında karışımlar yapılmamalıdır. Az miktarlarda başlanan her yeni ek gıda bebeğin tepkisine göre zaman içinde arttırılır.
Yazının devamını okumak için tıklayın …

Gebelikte ciltte oluşan değişikliklere bağlı olarak gebelik maskesi, vücutta çatlaklar ve ciltte kaşıntı şikayeti yaşanmaktadır.
Gebelikte östrojen seviyesinin yükselmesiyle ön hipofiz bezi uyarılır ve melanin hormonunun salınımı artar. Melanin cildin doğal rengine etki ederek deride koyulaşma oluşturur.
Hamilelik esnasında yüz, burun üstü, elmacık kemikleri ve alın bölgesinde gebelik maskesi denilen bir koyulaşma görülür. Ayrıca göğüs ucu ve koyu renkli aerola adı verilen göğüs halkası da koyulaşır. Kasıklarda koyu renkli bir çizgi oluşur. Bu koyulaşmalar doğum meydana geldikten sonra azalarak kaybolur.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Doğal aile planlaması yöntemleri, kadın ya da erkek tarafından herhangi bir kimyasal madde, ilişki sırasında bir aparat ya da cerrahi operasyon yapılmadan doğum kontrolü yapma metodlarıdır. Bu metodlar takvim yöntemi, geri çekme ve emzirmedir.
Takvim yöntemi: Bir kadın ayın tüm günleri hamile kalmaya elverişli değildir. Hamile kalmaya en uygun günler yumurtlama günü ve öncesindeki üç gündür. Diğer günlerde hamile kalma riski azalmaktadır. Yöntemde kadının en uygun olduğu günler bulunarak bu günlerde cinsel ilişkiden kaçınması esastır. Yöntemde kadının adet döngüsü iyi bilinmelidir.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Özellikle yenidoğanlarda, sağlıklı olmasına karşın nedensiz ağlamalara kolik , gaz sancısı adı verilmektedir. Gaz sancısı çeken bir bebeği rahatlatmak için pek çok metod vardır. Bu metodlar mümkün olduğunca çok sayıda denenmeli ve bebeğe en kısa sürede en etkili gelinenler belirlenerek gerektiğinde kullanılmalıdır.
Gaz sancısı çeken bir bebek aşırı uyarılmamalıdır. Sakinleşene kadar bebekle konuşmamak ya da yumuşak bir ses tonu ile konuşmak fayda sağlayabilir. Sıcak su şişesi, ısıtılmış havlu ya da yastığı alta koyarak yüzükoyun yatırma denenebilir. Aşırı sıcak materyaller yanıklara neden olabilir. Bu yüzden çok dikkatli olunmalı ve bebek bu pozisyonda fazla bırakılmamalıdır.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Bir yılı aşkın bir süre ile yeterli girişim olmasına karşın gebelik oluşmamasına kısırlık infertilite denmektedir. Kısırlık tedavisi, bir başka deyişle infertilitenin tedavisinde 3 değişik yöntem sık olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler yapay döllenme, tüp bebek ve ilaç tedavisidir.
Tedavi yöntemi çiftin, özellikle kadının fiziksel ve ruhsal durumuna göre seçilmektedir.
Yapay döllenme yönteminde erkekten alınan spermler bir araç vasıtası ile kadının üreme sistemine aktarılır. Aktarım için yumurtlama dönemi beklenir. Kadında döllenmenin oluşması için en ideal dönem iki adet dönemi arasındaki 2-3 günlük devredir. Bu dönemde en uygun zamanı yakalabilmek için 2-3 defa aşılama işlemi uygulanır.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Son Yorumlar