Mikotoksikozis, küfler tarafından üretilmiş zehirli maddeler ihtiva eden besin maddelerinin sindirilmesi ile, zehrin çeşidi, büyüklüğü, zehire maruz kalma süresine bağlı olarak değişen enfeksiyonlarla meydana gelen bir hastalıktır.
Miktoksin adı verilen küf zehirlerinin insana bulaşması direkt ve direkt olmayan (indirekt) geçişler olarak iki çeşittir. Canlıların küfzehri bulunduran maddeleri tüketerek bunları bünyelerine almaları direkt geçiş ve hastalığa birincil mikotoksikozis, küf zehri bulaşmış maddeleri tüketen canlıların ürettiği süt, et gibi maddelerin tüketilmesine indirekt geçiş, hastalığına ikincil mikotoksikozis denilmektedir.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
İlk kez 1836’da tanımlanan Trichomonas Vajinalis, cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar kategorisinde incelenir. Hastalığı bulaştıran bakteri klozetlerde 45, idrarla ıslanmış çamaşırda 24 saat ve erkek menisinde 6 saat canlı kalabilir. Rahim içi araç kullananların yarısında bulunmuştur.
Trichomonas Vajinalis hastalığı en çok vajina ve rahim ağzında yerleşir. İdrar yollarıve mesanede de bulunabilir. Kadın hastalıkları kapsamına giren tüm iltihaplanmaların dörtte birini oluşturur. Genellikle belirti vermez, bu yüzden kronikleşmeye ve bulaşma oranının artmasına neden olur. Belirti verdiği vakalarda sarı yeşil renkli, köpüklü, kötü kokulu, homojen olmayan bir akıntı vardır. Vajina ve vulva çevresinde hassaslık ve yanma, kaşıntı, nadiren ağrılı cinsel ilişki, az idrar yapma ve idrar yaparken zorlanma görülür. Rahim ağzı çilek görüntüsünde iken, vajina çevresinde ödem oluşabilir. Kadınlarda şikayetlerin görülmesi son derece azken, erkeklerde hiç görülmezler bunun nedeni prostat salgılarında çinko bulunması ile açıklanmaktadır.
Yazının devamını okumak için tıklayın …
Parasomnia uyku boyunca görülen davranış ve vucut fonksiyonlarında bulunan değişikliklerdir.
Parasomnianın görülme tipine göre bir kaç çeşidi vardır.
Bunlardan kabus bozukluğu olarak tanımlanan durum, kötü rüyalar görerek uykudan uyanmadır. Uyandığında gördüklerini hatırlayabilir. Kabus bozukluğu her yaşta görülebildiği gibi en çok rastlandığı yaşlar okul öncesi dönem olan 3-5 yaş arasıdır.
Hamile kadınlarda beta-hcg düzeyi düşmesi ve anormallikler izlenmesi kendiliğinden düşüğün belirtisi olabilir. Vajinal ultrason ile kendiliğinden düşük teşhisi yapılmasıoldukça kolaydır. Düşük ilk 3 aydan sonra ortaya çıkarsa hasta sağlık kurumuna yatırılarak izlenir. Hastanın kanamasını sınırlamak ve hamilelik dokularının atılmasını sağlamak için tedavi uygulanır. Hasta sakinleştirilerek yatak istirahatinde bulundurulur.
Düşük şüphesi olduğu durumlarda hamile evinde dinlendirilir. Banyo yapması ve cinsel ilişkide bulunması yasaktır. Kanamanın devam etmesi ile hastaneye yatırılır. Kanama durdurulabilirse hamilelik sorunsuz devam edebilir. Bebek ultrason ile sürekli izlenir. Kaçınılmaz düşük ve tamamlanmamış düşükte bebek yaşamı devam etmez. Bu durumda gebeliği değil kadını korumaya yönelik tedavi uygulanır. Aspirasyon ya da kurtaj ile hamilelik dokuları kadın rahminden uzaklaştırılır.
Müziğin insanlar üzerinde psikolojik ve fiziksel olarak iki tip etkisi vardır. Müzik duygulara birinci dereceden etkide bulunur.
Müzik kişinin duygusal durumunu düzelterek moralinin yükselmesini sağlar. Depresyonun neden olduğu korku tasayı yok ederek, endişeyi azaltır. Müzik dinleyicisi dinleyenin kendini ifade etmesi yetisini güçlendirir ve hastalık ortamından uzaklaştırır. Müzik dinleyenler sosyal yönü kuvvetlendirerek, hastalığın duygusal şikayetlerini azaltır. Ayrıca benlik bilinci kazandıran bir tedavi modelidir.

Burun mukozasının iltihabının en sık görülen sebeplerinden biridir. Burun iç yüzeyinin bir alerjenle karşılaşması ile oluşan ve bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı ile belirgin iltihaplı bir hastalıktır. Tüm nüfusun yüzde onunda görülür. Genellikle okul çağlarında ve gençlik döneminde sık görülmektedir. Burun kaşıntısı, hapşırma, burun akıntısı ve tıkanması başlıca belirtileridir. Koku almada güçlükte zaman zaman eşlik edebilir.
Alerjik rinit sınıflandırılması sürekliliğe göre yapılmaktadır. Buna göre hafif aralıklı ve orta aralıklı tipleri ile hafif sürekli ve orta sürekli tipleri bulunmaktadır. Şikayetlerin haftada 4 günden az ve bir yılda toplam 4 haftadan kısa süreli olması hali kesintili (aralıklı), diğer tipler ise devamlı olarak kabul edilir.

Göz yaşları gözün içinde bulunan ve punktum adı verilen deliklerden inerek burna akar. Bu yüzden ağlama gerçekleştiğinde burnumuz da akar. Punktum denilen bu gözyaşı kanallarının tıkanması yöntemi, kuru göz tedavisinde en sık başvurulan şekildir.
Tıkama yöntemi ile kuru göz hastalığının şikayetleri yapay gözyaşı kullanma gerekliliği azalır. Ancak yöntem gözyaşı üretimini, göz yaşının temizleme oranı düşmekte ve bölgede duyarlılık azalmaktadır. Temizleme oranının düşmesi göz yüzeyinde iltihap yapıcı maddelerin birikmesini sağlar. Yapay gözyaşı da aynı etkiye neden olur.
Yüzde yüz bitkisel ve doğal bir ürün olan biber hapı, Meksikalıların çok uzun yıllardır kilolarını koruması ve sağlıklı olması için başvurduğu güvenilir bir zayıflama kaynağıdır. Ülkemizde olduğu gibi dünyanın her bölgesinde pek çok kişi tarafından ve özellikle ünlüler tarafından tercih edilmektedir.
Aylık 4- 12 arasında kilo verilmesine olanak kılan biber hapı metabolizmanın hızı arttırarak yağların yakılmasını kolaylaştırır. İnsanların birbirlerinden farklı ve dolayısıyla metabolizmik hızlarının da farklı olduğunu göz önünde bulundurarak, biber hapının 1 hafta ile 1 ay süre içinde etkisini göstermeye başladığı ve kullananların daha zayıf, daha enerjik ve daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz.
Biber hapı herkes tarafından kullanılabilecek tamamen güvenilir bir üründür. Metabolizma hızının yüzde 50 oranında artmasını sağlayan özel enzimler içerir. Kaybedilen kiloların tekrar alınmasını engelleyen biber hapı, uzun süre devam eden bir tokluk hissi sağlayarak aşırı yeme isteğinin önüne geçer. Katı ve lezzetsiz diyetler, aç kalma, yorucu ölçüde spor yapma gibi zorluklara gerek olmadan sağlıklı ve zahmetsiz bir şekilde kilo verilmesini sağlar.
Bronşial astım nedeni henüz tam olarak anlaşılamayan hava yolu iltihabı, bronşların fazla aktif olması ve tekrarlayabilen nefes yolu tıkanıkları ile belirgin bir hastalıktır.
Dünyada 250 milyon, ülkemizde ise 4 milyon astım hastası olduğu tahmin edilmektedir.
Astıma neden olan risk faktörleri kişisel faktörler ve çevresel faktörler olarak iki grupta toplanmaktadır. Genel olarak kişisel faktörler başta genetik yatkınlık, hastalığın gelişmesi üzerinde etkili olurken çevresel faktörler şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açarlar. Alerjik bünye ve nefes yolunun duyarlılığı genellikle görülen bir etkendir. Bireyin cinsiyeti ve kilosu astımı etkiler. Alerjik maddeler, solunum sistemi enfeksiyonları, hava kirliliği, sigara dumanı, mesleki ortamın sağlıksızlığı ve yetersiz beslenme diğer etkenleri oluşturmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, her yıl beş yaşını tamamlayamadan ölen on milyondan fazla çocuğun neredeyse tamamı düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde; büyük bir bölümü mevcut girişimlerle önlenebilecek birkaç nedenden dolayı yaşamını kaybetmektedir.
Bu nedenler; erken doğum, doğumda nabzın durması ve mikrop ve bakterilerin oluşturduğu enfeksiyonlar olan ve yenidoğan sorunları olarak gruplanan sorunlar, alt solunum yolu iltihabı ve devamlılığı, ishal, sıtma, kızamık, aids hastalığına neden olan HIV virüsü kapma olarak sıralanır.
Son Yorumlar