Şubat, 2010 tarihi arşiv kayıtları

Erken, kendiliğinden gebelik kaybını tanımlamak için, öteden beri “abortus” sözcüğü kullanılırken, bu ifadenin yerini, giderek, hastaların pek çoğunun yeğlediği “düşük” sözcüğü almaktadır. Her iki kullanım da, geleneksel olarak, birinci üç aylık dönem kayıplarını belirtir. Karnın altında ağrı ve rahimdeki kramplarla ortaya çıkan vajinal kanama ile beraber gebeliğin sonlanması, gebeliğe dair belirti ve rahatsızlıkların kaybolmasıdır. 20. haftadan [...]


Kuru göz oluşumunda iç çevresel ve dış çevresel faktörler olmak üzere iki grup neden vardır. İç çevresel faktörler kişinin bedeni ile ilgili, dış çevresel faktörler ise kişiye bağlı olmayan faktörlerdir. İç çevresel faktörler; Göz kırpma sıklığının azalması, gözün açık kalma süresini arttırarak buharlaşan gözyaşı miktarını arttırır. Bu nedenle gözyaşı azlığı başgösterir. Kırpmanın azalması ise fiziksel bir [...]


Ortalama bir diyetin vitamin B12 içeriği 1-15 mg /gün olmakla birlikte Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) birçok ülkede günlük vitamin B12 alımının 1 mg’ın altında olduğunu tespit etmiştir ve normal erişkinlerin 1 mg /gün vitamin B12 almasını önermektedir. Ayrıca emziren ve hamile bayanların fazladan 0,4-0,5mg/gün, süt çocuğunun ise fazladan 0.1mg /gün almasını önermektedir. Gebelik sırasında kobalamin [...]


Asperger sendromunun kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Birçok vakada genetik kalıtımın önemli olduğu düşünülmektedir. Asperger sendromunun otizmle ilişkili yaygın gelişimsel bozukluklardan biri olduğu kabul edilirse, kaynağında aynı etkenlerin rol oynadığı varsayılabilir. Otistik bireylerle yapılan aile çalışmaları, otizm ile Asperger Sendromu arasında genetik bir ilişki olduğu görüşünü desteklemektedir.


Yanık sonrası dönemde ayrı sinirsel ve psikolojik özellikleri olan üç evre vardır; akut evre, ara evre ve rehabilitayon evresi. Psikiyatrik değerlendirme ve tedavi yaklaşımı, her evre için ayrı olarak ele alınmaktadır. İnsan bedeni ağır bir yanık gibi büyük bir travmaya yanıt verebilirlikte olabilir, ancak nörobiyolojik yanıtı onu duygusal olarak zarar görmeye yatkın kılabilir. Yanık yaralanmasından [...]


Doğum öncesi dönemde gebelik takibinin temel uygulamalarından biri, risk değerlendirmesi yaparak anne adayı ve fetus açısından riski yüksek gebelikleri ayıklamaktır. Bu, bazen dikkatlice alınan bir öyküyle, bazen de anne adayının tıbbi kayıtlarının incelenmesi ile mümkün olabilir. Bir diğer yaklaşım ise, gebelik süresince yapılan muayenelerle risk belirlenmektedir. Gebelikler laboratuvar yöntemleriyle de değerlendirilebilirler. Bu amaçla yapılan çeşitli tarama [...]


Kolonoskopi, ilk olarak 1969 yılında kullanılmaya başlamıştır; kolon hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli yer tutmaktadır. Kolonoskopi ile boşaltım yolu üyelerinin mukozasını görüntülemek ve anormallikleri detaylı olarak değerlendirmek mümkün olmaktadır. Biyopsi almaya ve girişimsel birtakım tedavi yöntemlerine olanak sağlaması nedeniyle büyük ölçüde baryumlu radyolojik görüntülemenin yerini kolonoskopi almış ve kolorektal kanserlerin önlenmesi ve tanısında altın standart [...]


Vajinal Enfeksiyon, vajinanın kötü kokulu akıntı, alerji ve kaşıntı ile belirgin iltihap durumudur. Serviks ve vajina anatomik yerleri ve özellikleri nedeniyle enfeksiyon açısından iç üreme organları için bir giriş kapısıdır. Bu nedenle enfeksiyona maruziyeti daha açık organlardır. Vajinal enfeksiyonların en önemli bulgusu, vajinal akıntının artmasıdır. Klasik olarak bir çok enfeksiyona özgü akıntı özellikleri bellidir.


Alzheimer hastalığı belirtilerinin oluşumunda ve şiddetinde bireysel farklılıklar olmakla birlikte tüm hastalarda dereceli olarak bilişsel, davranışsal ve motor fonksiyonlarda gerileme görülmektedir. Genel olarak hastalarda gelişen belirti ve bulguları inceleyecek olursak, Genel görünüm ve davranış: İlk ve orta evredeki hastaların dış görünüşünde bir özellik olmayabilir, davranışlarında bazen durgunluk, ilgisizlik, bazen taşkınlık ve neşe görülebilir. Konuşma ve [...]


Testis kanseri, 15-40 yaş grubu erkeklerde daha sık görülse de oldukça ender rastlanan bir hastalıktır ve tedavideki gelişmeler hastaların %80-90’ ına iyileşme olanağı sağlar. Geçmişlerinde inmemiş testis olan hastalar, bu sorunları için ameliyat geçirmiş olsalar bile testis kanseri için yüksek risk taşırlar. Hastalarda genellikle testislerin birinde ağrısız büyüme, kitle ya da nodül vardır. Bazı hastalar karnın [...]


Kronik kas iskelet sistem ağrıları; kaslar, eklemler ve kemik yapılardaki ağrılar olarak tanımlanmaktadır. Ağrı, hareket kısıtlılığı, kas iskelet sisteminin yapı ve fonksiyonunda bozukluk ile belirgin geniş boyutlu bir hastalıktır. Tüm dünyada kas iskelet sistemi hastalıkları en sık görülen hastalıklardan biridir. Dünyada yaşlı nüfusun giderek artması ve beklenen yaşam süresinin uzaması nedeniyle [...]


Kanser, denetimsiz büyüme ve normal olmayan hücre dağılımı bulunan hastalıkları tanımlamak için kullanılan tıbbi bir kavramdır. Kanserin olma nedenleri tam olarak bilinmemesine rağmen tıp çevrelerinde, kanserojen etkenlerin etkisi ile DNA sentezi evresinde DNA’daki baz sıralanışında meydana gelen değişiklikler sonucu çekirdekteki genetik sistemin bir bölümünün değişime uğraması sonucu meydana geldiği ileri sürülmektedir. Çağımızda kanser görülme sıklığı, [...]


Yaşlı rehabilitasyonunda günlük bakım hizmetleri; bakım verenlerin yaşlıyı gözlemlemesini ve ilaç alımı gibi işlemlerin kontrol altında düzenli yapılmasını, rehabilitasyonun uygulanmasını, bakım verenlerin eğitimini ve sosyal aktivitelerin yapılmasını sağlar. Genel toplumsal hizmetler ise yaşlıların kendilerine uygun olan evde yaşama hakkına sahip olduklarının altını çizer. Aynı zamanda, hastaneye ve hastaneden eve transferi, hastalanmayı geciktirme ve koruyucu tedaviyi [...]


Gebelikte banyo yapılması ile ilgili herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Ancak, gebeliğin son dönemlerinde ağırlaşmış döl yatağı gebenin dengesini kaybederek düşme ihtimalini arttırır. Bu nedenle, özellikle son üç ayda duş alma tercih edilmeli ve düşme riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Banyonun ayakta duş şeklinde ya da su dökülerek yapılması sağlığa uygun bir davranıştır. Suyun ısısının ılık [...]


Fiziksel istismar çocuğun ve ergenin anne-babası veya diğer etişkinler tarafından bedensel olarak zarar görmesidir. Bu zarardan doğan bedensel zedelenme, süresi ve çocuğun yaşı, fiziksel istismarın yol açacağı sonuçları belirlemektedir. Fiziksel istismar yetişkin tarafından yapılan sürekli ve sistemli bir davranış biçimidir. Fena muamele devamlı yapılırsa bu fiziksel istismardır. Fiziksel istismarı, kaza ile olmayan ve çocukta fizyolojik [...]


Benlik kavramı, kişinin kendini algılamasına ve değerlendirmesine yönelik geliştirdiği yapı olarak adlandırılmakta ve kişinin kendini nasıl görüp, nasıl değerlendirdiğini açıklamaktadır. Ebeveynler, öğretmenler ve arkadaşlar çocuğun benlik kavramını etkileyen önemli kişilerdir. Bu bağlamda sosyal gelişim çocukta benliğin oluşmasına yardım eden önemli bir süreçtir. Bebekler, benlik kavramı ile doğmazlar. Benliğin gelişimi, çocuğun kendisi ile başkaları arasındaki farkı anladığı [...]


Bebeğinizin davranış ve görünüşü sizi endişeye düşürüyorsa lütfen okuyun. Otistik özellikleri olan bebeklerin iki çeşit davranış şekli gösterir. Bebek ya sürekli ağlar, huysuz ve huzursuzdur, ya da sessiz, uslu ve sürekli yatma isteği gösterir. Acıkma, altını kirletme durumlarında bile tepki vermezler, bakımları kolay ancak ilgisiz bebeklerdir. Otistik bebeklerde fiziksel gelişim akranlarından farklılık göstermez. Uyku ve [...]


Vücut kompozisyonundaki, yağ kitlesinin artışı, yağsız doku kitlesinin azalması ve kemik yoğunluğunun azalmasını içeren derin değişiklikler ilerleyen yaşla ilişkilidir. Yaşlılıkta fiziksel aktivite daha çok enerji ve gıda alımına ve dolayısıyla daha kaliteli bir hayat sürdürmeyi sağlar. Yaşlanmamaya bağlı olarak bireyler fonksiyonel yeteneklerinin azalıp kaybolduğunu, fiziksel bağımlılığın arttığını ve hayat kalitesinin azaldığını gözlemlerler. Fonksiyonel yeteneklerin kaybolmasının [...]


Hayatın ilk dört haftasında ortaya çıkan ya da doğuştan var olan akne, akne neonatorum olarak adlandırılmaktadır. Hastalık kendiliğinden gerileme eğilimindedir. Akne infantum: tipik olarak bir yaşından sonra ortaya çıkar ve genellikle yanaklarda görülür. Papül ve püstüllere ek olarak sıklıkla derin nodüller de görülmektedir. Akne ekskoriye; Hafif akneye eşlik eden noktalı ya da çizgili doku kayıplarıdır. [...]


Hamilelik bel bölgesine fazladan yük binmesine neden olan bir diğer durumdur. Hamilelik karın içerisindeki basıncı artırarak omurganın doğal kıvrımlarının bozulmasına ve bel ve karın üzerine aşırı yük gelmesine neden olur. Ayrıca progesteron hormonunun etkisiyle bağlarda gevşeme ortaya çıkar ve bu durum da bel ağrısına neden olur. Amerikan Ortopedistler Akademisi gebelik dönemi ve sonrasında annelere şu [...]


Gebelikte Ultrasonografi İlk ultrasonografi uygulamasına başlayalı yaklaşık 40 yıl gibi bir süre olmasına rağmen teknolojik gelişmeler sayesinde ultrasonografinin daha kolay uygulanabilir ve fetus hakkında çok daha doyurucu bilgilere ulaşmamızı sağlar hale gelmiştir. Ultrasonografi muayenenin duyarlılığı, klinik uygulamaya getireceği katkı ve ultrasonografi muayenesinin güvenliği konusunda yapılan tartışmalar giderek açıklık kazanmakla beraber halen sürmektedir. Herhangi bir [...]


Yanıklar; yüzde alanları, derinliği, hastanın yaşı ve etkilenen bölgeye göre küçük, orta ve büyük olmak üzere üç grupta sınıflandırılır. Küçük Yanıklar: Toplam yanık alanı, toplam vücut yüzeyi alanının %15’i veya daha azı olan 2. derece yanıklar, %2’den az olan 3. derece yanıklar, özel bölgeleri tutmayan yanıklardır. Hasta yatırılmadan tedavi edilir.


Gebeliğin son döneminde doğum ağrısı ve doğum hakkındaki korku ve anksiyete giderek artabilir. Fiziksel sıkıntılar ve gebeliğin fazlalaşan yükü ve sorumluluğun artması duygusu hamile kadının ruhdal olarak doğuma hazırlanması gerekliliğini oluşturur. Artık daha çabuk yorulur ve yeni beden sınırlarına uyum sağlamakta güçlük çeker, kendini rahatsız hisseder. Hamilelikten bıkma duygusu ve doğumla ilgili korkuları başlamıştır.


Ağır işlerde çalışanlar kadar fazla fiziksel aktivite gerektirmeyen işlerde çalışanlar ve özellikle uzun süreler oturarak çalışmak zorunda olanlar da bel ağrısı riski ile karşı karşıyadır. Telefon santral operatörleri, yazarlar, öğrenciler, terziler, memurlar, sekreterler gibi uzun süre oturmak zorunda olan kişiler bel ağrısı konusunda potansiyel risk grubu teşkil etmektedirler. Uzun süre hareketsiz kalma ve oturma bel [...]


Yenidoğan dönemi dışındaki daha büyük çocuklarda kabızlığın en sık nedeni fonksiyoneldir yani kabızlığa neden olacak bir bulgu yoktur. Büyük çocuklarda kabızlık nedenlerinin %95’ini oluşturur. Bu olgularda barsağın yapısı ve sinir dokusu normaldir. Ana nedeni dışkıyı tutma eğilim ve alışkanlığıdır. Çoğunlukla ağrılı dışkılama, çocuk tarafından dışkının tutulmasına neden olur. Dışkıyı tutmak, kolonda uzun süre dışkının birikmesine, [...]