Horlama birçok insanda görülür. İnsanların yarısından fazlası zaman zaman dörtte biri ise sürekli olarak horlar. Horlama probleminin dörtte üçü burnun başlangıcının çok dar olmasından ya da kapanmasından kaynaklanır. Burundan nefes alınamadığı için ağızdan nefes alınmaya çalışılır. Dilin geriye dönmesi ise boğazdaki hava yollarının kısmen kapanmasına yol açar. Bu esnada da dokuların titremesi ile horlamaya başlanır. Horlamaya engel olabilmek için çene – boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar ile çözüm yolu bulunmaya çalışılır. Ancak horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olduğu için bunlar hastayı uyutmamak dışında bir işe yaramaz.
Horlama uyku düzenini etkiler ve horlayan kişinin yeterli oksijen almasına engel olabilir. Böylece horlayan kişilerde gündüz uyuklama, halsizlik, şiddetli baş ağrısı, yoğunlaşma bozukluğu görülebilir. İnsanların günlük işlerini yürütebilmeleri için enerjiye ihtiyaçları vardır. Bu enerjiyi elde etmekte dinlendirici, derin bir uykudan geçer. Horlama yani apne sağlığa zararlıdır. Tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları ve felç gibi ciddi hastalıklara yol açabilir. Horlayanların yaklaşık dörtte birinde bu ciddi sorunun var olduğu bilinmektedir. Bunun teşhisi de uyku laboratuvarlarında yapılacak olan incelemelerle konulabilir.
Horlama Nedenleri
- Kilo fazlalığı horlamanın en önemli nedenlerinden biridir. Kilo fazlalığı olup zayıflayan kişilerde bu problemin ciddi oranda azaldığı veya ortadan kalktığı görülür.
- Boğazdaki dokuların büyük olması da horlamanın bir diğer faktörüdür. Özellikle çocuklarda görülen horlama büyük bademcik ve geniz eti yüzündendir.
- Boğaz ve dil kasları gerginliği azalmasından dolayı da horlama görülür.
Bu yazılar da ilginizi çekebilir:
“Horlama” hakkında yorum yapılmamış